Klinik Psikolog Zeynep BÜLBÜL

Uzmanlık Alanlarımız


TESTLER

  1. 1
    Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI)

    Tanım: Kişinin kişilik özelliklerini, duygu durumunu ve olası psikolojik zorluklarını anlamaya yardımcı olur.

    MMPI Ne Amaçla Kullanılır?

    Kişilik yapısını daha yakından tanımak

    •Duygusal ve davranışsal güçlükleri değerlendirmek

    •Depresyon, kaygı, öfke, obsesif düşünceler gibi sorunların düzeyini görmek

    •Danışanın terapi sürecine uygun bir yol haritası oluşturmak

    Test Nasıl Uygulanır?

    MMPI, çoktan seçmeli sorulardan oluşan kapsamlı bir envanterdir. Katılımcı, kendi düşünce ve davranışlarını en iyi yansıtan cevapları işaretler. Sonuçlar, uzman psikolog tarafından bilimsel ölçütlere göre değerlendirilir ve yorumlanır.

    18 yaş ve üzeri yetişkinlerde uygulanır.

    Hangi Alanlarda Kullanılır?

    • Klinik psikoloji ve terapi süreçlerinde

    • Kişilik özelliklerini anlamada

    • Ruhsal belirtilerin tespitinde

  2. 2
    AGTE (Ankara Gelişim Tarama Envanteri)

    Tanım: Çocuğun farklı gelişim alanlarındaki güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini belirlemeye yardımcı olur.

    0–6 yaş arası çocukların gelişim düzeyini değerlendirmek amacıyla kullanılır.

    Hangi Alanları Ölçer?

    AGTE, çocuğun gelişimini dört temel alanda değerlendirir:

    • Dil-Bilişsel Gelişim: Düşünme, anlama, ifade etme becerileri

    • İnce Motor Gelişim: El-göz koordinasyonu, küçük kas kullanımı

    • Kaba Motor Gelişim: Yürüme, koşma, denge gibi büyük kas hareketleri

    • Sosyal-Beceri ve Özbakım: Kendi başına yemek yeme, giyinme, tuvalet eğitimi, sosyal iletişim

    Test Nasıl Uygulanır?

    AGTE, çocuğun anne-babası ya da bakım veren kişilere yöneltilen sorular üzerinden uygulanır.

    •Yaklaşık 30–45 dakika sürer.

    •Sonuçlar uzman psikolog tarafından değerlendirilir ve çocuğun gelişim profili çıkarılır.

    AGTE Hangi Amaçla Uygulanır?

    Çocuğun gelişiminde yaşına uygun ilerleyip ilerlemediğini görmek

    •Dil, motor beceriler, sosyal uyum ve öz bakım alanlarında güçlü ve desteklenmesi gereken yönleri belirlemek

    •Gelişimsel risklerin erken tanılanmasını sağlamak

    •Gerekli durumlarda erken müdahale programlarına yönlendirmek

    AGTE Hangi Durumlarda Uygulanır?

    Çocuğun yaşıtlarına göre konuşma ve dil gelişiminde gerilik

    •Yürüme, koşma, denge gibi kaba motor becerilerde gecikme

    •Kalem tutma, boncuk dizme, düğme ilikleme gibi ince motor becerilerde zorlanma

    •Sosyal iletişim sorunları: akranlarıyla oynamakta isteksizlik, göz teması kurmama, paylaşımda zorlanma

    •Öz bakım becerilerinde gecikme: yemek yeme, tuvalet eğitimi, giyinme gibi becerileri beklenen yaşta yapamama

    •Gelişimsel farklılık veya gelişimsel gerilikten şüphe duyulması

  3. 3
    Bender Gestalt Görsel Motor Algı Testi

    Tanım: Bender Gestalt Testi, çocukların ve yetişkinlerin görsel algı ve motor koordinasyon becerilerini değerlendirmek amacıyla kullanılan psikolojik testtir. Kişiden belirli geometrik şekilleri kopyalaması istenir ve çizimlerin değerlendirilmesiyle zihinsel, nörolojik ve duygusal işleyiş hakkında bilgi edinilir.

    Genellikle 5 yaş ve üzeri çocuklar, ergenler ve yetişkinlere uygulanabilir.

    Hangi Amaçla Uygulanır?

    Görsel-motor algıyı ve koordinasyonu değerlendirmek

    •Çocuğun gelişimsel sürecini incelemek

    •Olası öğrenme güçlüklerini, dikkat eksikliklerini veya algısal sorunları fark etmek

    •Nörolojik işleyiş hakkında ipucu edinmek

    •Çocuklarda duygusal sorunlar ve davranışsal güçlükleri anlamada destekleyici bir değerlendirme sağlamak

    Hangi Durumlarda Uygulanır?

    Çocuğun yaşıtlarına göre el-göz koordinasyonunda zorluk yaşaması

    •Çizim, yazı yazma ya da ince motor becerilerde dikkat çeken gerilik

    •Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü veya hiperaktivite şüphesi

    •Travma sonrası nörolojik işleyişin değerlendirilmesi

    •Çocuğun duygusal durumunu ve içsel çatışmalarını anlamaya yönelik ek bir değerlendirme aracı olarak

  4. 4
    Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

    Tanım: Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, çocukların ilkokula başlamaya hazır olup olmadıklarını değerlendirmek amacıyla kullanılan güvenilir bir ölçme aracıdır. Çocuğun bilişsel, dil, motor ve sosyal alanlardaki becerilerini ölçerek, akademik hayata uyum için gerekli gelişimsel olgunluğu değerlendirir.

    Genellikle 5–6 yaş arasındaki çocuklara uygulanır

    Hangi Amaçla Uygulanır?

    Çocuğun ilkokula başlamaya hazır olup olmadığını belirlemek

    •Akademik beceriler için gerekli olan dikkat, hafıza, görsel-motor koordinasyon ve dil gelişimini değerlendirmek

    •Çocuğun güçlü ve desteklenmesi gereken yönlerini ortaya koymak

    •Eğitim sürecinde öğretmen ve ebeveynlere yol göstermek

    Hangi Durumlarda Uygulanır?

    Çocuğun okula başlama yaşı geldiğinde, gelişimsel olarak hazır olup olmadığının merak edilmesi

    •Çocuğun dikkatini toplamakta güçlük yaşaması

    •Sayma, renkleri ayırt etme, şekil-kavram bilgisi gibi temel becerilerde akranlarının gerisinde olması

    •İnce motor becerilerde (kalem tutma, çizim yapma) veya görsel algıda zorlanma

    •Öğretmen veya ebeveyn tarafından çocuğun okula uyum konusunda zorluk yaşayabileceğinin düşünülmesi

  5. 5
    Gessel Gelişim Figürleri Testi

    Gessel Gelişim Figürleri Testi, çocukların görsel-motor gelişim düzeyini değerlendirmek amacıyla kullanılan bir testtir. Çocuğun farklı geometrik şekilleri kopyalaması istenir ve bu çizimler incelenerek çocuğun bilişsel olgunluğu, el-göz koordinasyonu ve ince motor becerileri hakkında bilgi elde edilir.

    Genellikle 3–10 yaş arasındaki çocuklara uygulanır.

    Hangi Amaçla Uygulanır?

    •Çocuğun görsel algı ve motor koordinasyon becerilerini değerlendirmek

    •Zeka gelişimi ve bilişsel olgunluk hakkında ipuçları elde etmek

    •Çocuğun okula başlamaya hazır olup olmadığını görmek

    •Dikkat, algı ve ince motor gelişimindeki güçlü ve desteklenmesi gereken yönleri belirlemek

    Hangi Durumlarda Uygulanır?

    •Çocuğun yaşıtlarına göre çizim, yazı yazma veya el-göz koordinasyonunda zorlanması

    •Okula başlama sürecinde gelişimsel hazır oluşun değerlendirilmesi gerektiğinde

    •Dikkat eksikliği veya öğrenme güçlüğünden şüphelenildiğinde

    •İnce motor becerilerde (çizim, boyama, kalem tutma) gerilik gözlemlendiğinde

    •Bilişsel gelişimin yaşa uygun olup olmadığını görmek amacıyla

  6. 6
    Cattell 2-A ve 3-A Zekâ Testleri

    Cattell Zekâ Testleri, bireylerin soyut düşünme, problem çözme ve akıl yürütme becerilerini ölçmek amacıyla geliştirilmiş zekâ testleridir. Sözel becerilere ya da akademik bilgiye dayanmaz; daha çok şekil, sembol ve figürler üzerinden yapılır. Bu sayede dil veya kültür farklılıklarından etkilenmeden bilişsel kapasiteyi değerlendirmeye olanak tanır.

    Kimlere Uygulanır?

    •Cattell 2-A: 7–14 yaş arası çocuk ve ergenlere

    •Cattell 3-A: 14 yaş ve üzerindeki ergen ve yetişkinlere uygulanır.

    Hangi Amaçla Uygulanır?

    •Genel zekâ düzeyini ölçmek

    •Sözel becerilerden bağımsız olarak soyut düşünme ve problem çözme becerilerini değerlendirmek

    •Akademik başarıyı öngörmek ve öğrenme potansiyelini anlamak

    •Gelişimsel süreçte çocuğun bilişsel kapasitesini belirlemek

    •Eğitim planlamasında ve gerektiğinde yönlendirmede yol gösterici olmak

    Hangi Durumlarda Uygulanır?

    •Çocuğun öğrenme kapasitesi ve zekâ düzeyi hakkında bilgi edinilmek istendiğinde

    •Okul başarısı ile bilişsel potansiyel arasında farklılık gözlemlendiğinde

    •Çocuğun yaşıtlarına göre öğrenme hızında gerilik ya da ileri düzey gözlendiğinde

    •Akademik destek, özel eğitim veya üstün yetenek değerlendirmesi yapılması gerektiğinde

    •Dikkat, algı ve problem çözme becerilerinde farklılık veya güçlük şüphesi olduğunda

TEDAVİ YÖNTEMLERİ


  • Psikodinamik Yaklaşım

    Psikodinamik yaklaşım, bireyin geçmiş ilişkilerinden kaynaklanan bilinçdışı örüntüleri fark ederek duygusal farkındalık, içsel denge ve daha sağlıklı ilişki biçimleri geliştirmesine yardımcı olur.
    Devamını oku

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

    Bilişsel Davranışçı Terapi, bireyin olumsuz düşünce kalıplarını fark ederek bunları daha gerçekçi ve sağlıklı düşüncelerle değiştirmesini, böylece duygu ve davranışlarında olumlu değişim sağlamasını hedefler.
    Devamını Oku

Sıkça Sorulan Sorular


  1. 1
    Konuşarak ben nasıl iyileşeceğim?

    Seans ortamında konuşarak ve yaşamınız, ilişkinizde hakkında ki sorunlardan, detaylardan bahsederek, farkında olmadığınız ve hayatınızda, ilişkilerinizde sorunlara sebep olan bazı davranışlarınız, zorlayıcı duygularınız ve ilişki stilleriniz konuşarak bilinç düzeyine çıkartılır yani farkındalık düzeyine çıkartılır.

    Bununla birlikte seans ortamında danışan olumlu değişimler, kararlar konusunda desteklenir.

    Değişimin getireceği zorluk ve acıya dayanma ve bu zorluk, acı ile mücadele edebilme kapasitesi geliştirilir. Acı duygularla mücadele kapasitesi geliştirilir.

    Bu sayede kişi değişim için korkmadan adım atabilecek hale getirilir.

     

    Daha sonrasında ise bu farkındalıkla kişi zorda olsa farklı adımlar atmaya başlar, farklı kararlar vermeye ve harekete geçmeye başlar. Şu zamana kadar deneyimlediğinin dışında farklı bir ilişki stilleri deneyimlemek için adımlar atar. Bu sayede kişi bazen bilerek ve kendini zorlayarak değişim için adımlar atar. Bazen de farkında olmadan hayatında, ilişkilerinde ve duygularında ki küçük küçük değişimlerin başladığını görecektir.

    Ama her şeyden önce ilk adım, kişinin hayatına, ilişkilerine zarar veren bu duygularını, ilişki stillerini, davranış kalıplarını farkında olmasıdır. Neden bu sorunları yaşadığını? Bu sorunlara hangi davranışının, ilişki stilinin, duygusunun sebep olduğunu? farkında olması gerekir. Daha sonrasında değişim bazen bilinçli bezen farkında olmadan yavaş yavaş gelişir.

  2. 2
    Psikoloğa neden sürekli ve düzenli gitmem gerekir? Sadece kötü hissettiğim dönemlerde gitsem ve iyi hissettiğim dönemlerde ara versem fayda görmem mi?

    Kişinin yaşamında, ilişkilerinde sorunlara sebep olan duyguları, ilişki stilleri ve davranış örüntüleri, dönemsel ortaya çıkan durumlar değildir. Çocukluktan bu zamana taşıdığımız ve öğrendiğimiz davranış kalıpları, ilişki stilleri ve mühürlenmiş duygulardır.

    Bundan kaynaklı dönemsel ortaya çıkan sebepler olmadığı için anlık çözümler de söz konusu değildir.

    Çocuklukta öğrenilmiş olan ve bu zamana kadar kişinin getirmiş olduğu bu davranış, ilişki stillerinin ve duygularının temelden çözülmesi gerekmektedir.

    Temelden çözüm ise ancak düzenli ve sürekli seans sürecine katılımla söz konusu olur.

    Düzenli ve sürekli seans sürecine katılımdan kastımız, her hafta en az 1 gün seansa katılım anlamına gelir.

    Kişinin, çocukluğundan bu yana getirmiş olduğu ve hayatında sorunlara sebep olan ilişki stillerine, davranış örüntülerine ve zorlayıcı duygularına dair beyinde bazı nöronal yolaklar oluşmuştur.

    Düzenli seansa katılım sayesinde kişinin, beyninde oluşmuş olan bu nöronal yolaklarda değişim zamanla gerçekleşir.

    Nöronal yolaklarda ki bu değişim ancak düzenli seansa gelerek oluşturulan farkındalıklarla, seans ortamından kurulan yeni ilişki stilleriyle (psikolog-danışan ilişkisi) gerçekleşir.

    Bunu şu şekilde örneklendirebiliriz. Kişi eğitim hayatında yeni bir bilgi öğrenecektir. Beyninde bu bilgiye dair yeni bir nöronal yolak oluşacaktır. Bu bilgiyi öğrenebilmesi için düzenli ve sürekli olarak ders çalışması gerekmektedir.  Düzenli bir tekrar gerekir.

    Ancak bu sayede bu bilgi öğrenilir ve beyinde bu bilgiye dair nöronal yolaklar oluşur.

    Aynı şekilde yeni duygu mühürlenmesi, acı duyguyla mücadele edebilme becerisi, yeni ilişki stilleri, yeni davranış kalıplarının oluşması için sürekli ve düzenli şekilde seanslara gelinmesi gereklidir. Tıpkı dersi tekrarlı, sürekli ve düzenli çalışmak gibi.

    Bu sayede de bu yeni becerilere dair nöronal yolaklar oluşmakta ve değişim zamanla söz konusu olmaktadır.

  3. 3
    Psikoterapinin ne kadar süreceğini nasıl belirliyorsunuz?

    Psikoterapi süresi tamamen kişiye ve sorunun karmaşıklığıyla ilgilidir. İlk görüşmelerde, danışan tanınır, seansa geliş sorunları değerlendirilir ve danışana uygun bir tedavi yaklaşımı ile sürece başlanır. Bazı danışanlar ve sorunları daha kısa sürede değişim ve farkındalık sağlarken, bazı danışanlar ve sorunları daha uzun süreli bir çalışma gerektirebilir. Seans süresi tamamen danışana ve seansa geliş sebebine bağlı olarak değişiklik gösterir.

  4. 4
    Psikoterapi süreci ne zaman etkisini gösterir?

    Her bireyin ve sorununun tedavi süreci kendine özgüdür; bu nedenle psikoterapinin etkisini gösterme süresi de kişiden kişiye ve sorundan soruna göre değişir. Bazı danışanlar ilk bir yıl içinde rahatlama ve farkındalık hissederken, bazılarında değişim süreci daha kademeli ilerler.

     

    Psikoterapi sürecinin etkisi genellikle kişi kendi iç dünyasını anlamaya başladığında, duygularını fark ettiğinde ve ilişkilerindeki tekrar eden döngüleri görmeye başladığında hissedilir. Bu farkındalık, hem geçmiş deneyimlerle yüzleşmeyi hem de bugünkü yaşamda yeni tepkiler geliştirmeyi sağlar.

  5. 5
    Terapi Görüşmeleri Gizli mi Tutulur?

    Evet, terapi sürecinde yapılan tüm görüşmeler tam gizlilik ilkesiyle korunur. Bir psikologla paylaştığınız bilgiler, etik kurallar ve mesleki gizlilik yasası gereği üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

     

    Terapi odası, danışanın kendini güvenle ifade edebileceği özel bir alandır. Bu nedenle, seanslarda konuşulan her şey danışan gizliliği kapsamında kalır. Psikolog, yalnızca danışanın açık onayı veya yasal zorunluluk (örneğin kişinin kendine veya bir başkasına zarar verme riski) durumlarında bilgi paylaşabilir.

     

    Bu etik çerçeve, terapi sürecinin güvenli ve etkili ilerlemesi için esastır. Danışanın kendini rahat ve güvende hissetmesi, terapinin verimini doğrudan artırır.

  6. 6
    İlk Psikoterapi Seansı Nasıl Geçer? Neler Konuşulur?

    İlk seans, kişinin kendisini tanıtması ve terapi sürecinin nasıl işleyeceğini öğrenmesiyle başlar. Bu ilk görüşmeler de psikolog, sizi daha iyi anlayabilmek için yaşam öykünüzü, geçmiş deneyimlerinizi, ilişkilerinizi ve şu anda sizi seansa getiren konuları dikkatle dinler.

     

    İlk seansların temel amacı, sizi “tanımak” kadar, duygusal olarak “anlamak”tır. Seans sırasında, kendinizi ifade etme biçiminiz, ilişkilerde yaşadığınız döngüler ve duygusal tepkileriniz doğal bir şekilde ortaya çıkabilir.

    İlk psikolog görüşmesi, bir “sorgulama” değil, bir “anlama ve keşfetme” alanıdır. Seans sonunda psikolog, sürecin nasıl ilerleyeceğini, seans sıklığını ve size en uygun çalışma biçimini açıklar.

    Psikoterapinin etkili olabilmesi için düzenli katılım, açıklık ve sabır önemlidir. Zamanla farkındalık artar, duygular daha anlaşılır hale gelir ve seans süreci derin bir içsel dönüşüme doğru ilerler. 🌿

  7. 7
    💻 Online Seans Yüz Yüze Seanslar Kadar Etkili midir?

    Evet, doğru koşullar sağlandığında online seans, yüz yüze seans kadar etkili bir süreçtir. Araştırmalar, çevrim içi psikolog görüşmelerinin; duygusal paylaşım, içgörü geliştirme ve terapötik ilişki kurma açısından yüz yüze görüşmelerle benzer sonuçlar verdiğini göstermektedir.

    Psikoterapi sürecinde önemli olan, danışan ile psikolog arasında kurulan güvenli bağ ve duygusal derinliktir. Bu bağ, ister aynı odada ister ekrandan kurulsun, sürecin temel taşıdır. Online seans, kişinin kendini güvende hissettiği ve yanız kalabildiği bir ortamda; evinde, ofisinde ya da rahat ettiği herhangi bir yerde seansa katılmasına olanak tanır. Bu da sürecin sürekliliğini ve içtenliğini artırır.

    Online görüşmelerde, kişi tıpkı yüz yüze görüşmelerde olduğu gibi geçmiş deneyimlerini, duygularını ve ilişkilerini derinlemesine keşfedebilir. Düzenli katılım, dikkatli bir şekilde oluşturulmuş bağlantı ve uygun teknik altyapı ile online seans süreci son derece verimli ilerler.

  8. 8
    🧠 Psikiyatrist ile Psikolog Arasındaki Fark Nedir?

    Psikiyatrist ve psikolog, ruh sağlığı alanında çalışan iki farklı uzmandır; ancak görevleri ve çalışma biçimleri birbirinden farklıdır.

    Psikiyatrist, tıp eğitimi almış bir tıp doktorudur. Psikiyatrik rahatsızlıkları tıbbi açıdan değerlendirir, gerektiğinde ilaç tedavisi uygular ve biyolojik süreçleri izler.

    Psikolog ise psikoloji lisans eğitimi almış, duygusal, ilişkişsel, davranışsal ve bilişsel süreçlerle çalışan bir uzmandır. Psikologlar, terapi süreci aracılığıyla kişinin duygularını, düşüncelerini ve ilişkilerini anlamasına yardımcı olur. Bu süreçte amaç, kişinin iç dünyasını fark etmesini, yaşadığı zorlukların kökenini anlamasını ve yaşamında kalıcı değişimler oluşturmasını sağlamaktır.

    Psikoterapide odak, sadece belirtileri azaltmak değil; duyguların altında yatan anlamı ve geçmiş yaşantıların bugünkü etkilerini fark etmektir. Gerekli görüldüğünde psikolog ve psikiyatrist birlikte çalışabilir; bu sayede hem psikoterapi süreci hem de ilaç tedavisi birbirini destekler.

  9. 9
    🌱 İlaç Kullanmadan da Psikoterapi Etkili Olabilir mi?

    Evet, birçok durumda ilaç kullanmadan yapılan psikolojik destek son derece etkili olabilir. Psikoterapi, kişinin yaşadığı duygusal, davranışsal ve ilişkisel zorlukların kökenini anlamasına yardımcı olur. Bu farkındalık, semptomların azalmasını ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmesini sağlar.

    Psikolog görüşmeleri, ilaç tedavisinden farklı olarak kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını bütüncül bir şekilde ele alır. Psikoterapi hizmetindeki amaç, yalnızca belirtileri azaltmak değil; bu belirtilerin altında yatan duygusal ihtiyaçları ve geçmiş deneyimlerin etkisini anlamaktır. Böylece kişi kendini daha derinlemesine tanır ve kalıcı bir değişim süreci başlar.

    Bazı durumlarda (örneğin ağır depresyon, yoğun kaygı bozukluğu veya biyolojik temelli rahatsızlıklar gibi) psikolojik destek ve ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi gerekebilir. Bu durumda psikolog ve psikiyatrist iş birliği içinde çalışarak kişinin iyilik halini destekler.

  10. 10
    🔒 Psikolojik Destek Aldığımı Ailem veya Yakınlarım Öğrenir mi?

    Hayır, psikolojik destek aldığınız bilgisini aileniz, arkadaşlarınız veya herhangi bir yakınınız öğrenemez. Tüm psikolog görüşmeleri, mesleki etik kurallar ve gizlilik ilkesi çerçevesinde korunur.

    Fakat seans içerisinde psikolojik destek aldığınız bilgisini neden yakınlarınızdan gizleme ihtiyacı hissettiğiniz detaylıca konuşulur. Bu bilgi danışanı tanıma ve seans sürecinin faydalı ilerlemesi açısından önemlidir.

    Psikoterapi süreci, kişinin kendini özgürce ifade edebileceği güvenli bir alandır. Psikolog, sizin açık izniniz olmadan kimseyle bilgi paylaşmaz. Görüşmelerde paylaştığınız içeriklerin yanı sıra, seanslara katıldığınız gerçeği de danışan gizliliği kapsamındadır.

    Yalnızca yasal zorunluluk durumlarında (örneğin kişinin kendine veya bir başkasına zarar verme riski olduğunda) gizlilik sınırları kanun gereği aşılabilir. Bunun dışındaki tüm bilgiler, tamamen gizli tutulur.

    Bu etik koruma, terapi sürecinin güvenli ilerlemesini sağlar. Çünkü kişi, ancak gizlilik ve güven ortamında duygularını açıkça ifade edebilir.

  11. 11
    🧩 Ergen Terapilerinde Gizlilik Nasıl Korunur?

    Ergen terapilerinde gizlilik, terapinin en önemli unsurlarından biridir. Terapiye gelen genç, kendini özgürce ifade edebilmek için güvenli bir ortama ihtiyaç duyar. Bu nedenle psikolog görüşmeleri sırasında paylaşılan bilgiler, etik kurallar ve gizlilik ilkesi gereği korunur.

    Terapist, seanslarda konuşulan hiçbir bilgiyi aileyle veya üçüncü kişilerle paylaşmaz. Ancak süreçte, ergenin gelişimini desteklemek ve aile içi iletişimi güçlendirmek amacıyla psikoloğun genel gözlemleri veya terapiye dair çerçeve bilgiler aileyle paylaşılabilir — bu da her zaman gencin onayıyla gerçekleşir.

    Gizlilik yalnızca, ergenin kendine veya bir başkasına zarar verme riski olduğu durumlarda yasal zorunluluk gereği sınırlı şekilde kaldırılabilir. Bunun dışında, tüm paylaşımlar tamamen gizli kalır.

    Bu güvenli alan, gencin duygularını anlamasını, kendini tanımasını ve aile ilişkilerinde daha sağlıklı sınırlar kurmasını sağlar. Ergen terapisi, hem bireysel farkındalığı hem de aile içi dengeyi destekleyen güven temelli bir süreçtir.

  12. 12
    ⏰ Seansa Geç Kalırsam veya İptal Etmek İstersem Ne Olur?

    Terapi seansları, danışan ve terapist arasında belirlenen özel zaman dilimleridir. Bu süre, sadece size ayrılmıştır ve başka bir danışanla doldurulmaz. Bu nedenle terapi seansını iptal etmek veya ertelemek isterseniz, bunu en az 24 saat önceden bildirmeniz gerekir.

    Geç bildirilen veya son anda yapılan iptaller de, iptal edilen seansın ücretinin tamamıalınır. Bu uygulama, terapi sürecinin düzenini ve sorumluluk bilincini korumak için tüm danışanlar için geçerlidir.

    Seansa geç kalmanız durumunda, seans süresi uzatılamaz; görüşme planlanan saatte sona erer. Geç kalınan bu seansın ücretinin tamamı alınır, eksik ücret alma durumu söz konusu değildir.

    Ancak bu, sürecin bütünlüğünü bozmaz. Terapist, mevcut zamanı en verimli şekilde değerlendirmek için seansı sizin ihtiyaçlarınıza göre şekillendirir.

    Terapi, sadece seans sırasında değil, seanslar arasındaki düşünme ve farkındalık süreçlerinde de devam eder. Seansa zamanında katılım sağlamak veya iptal durumlarında, zamanında bilgi paylaşımında bulunmak, danışanın seans sürecinin bir parçasıdır ve danışanın gerçek dünyada ki sorumluluk alma bilincini geliştirir.

Ofis

Edit Location

Add up to 5 images to create a gallery for this location.

×